Özel Günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Özel Günler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Mart 2015 Cumartesi

21 Mart


                                     

21 Mart:Kimisi Nevruz der kimisi baharın başlangıcı bu tarih eskiden beri toplumlar için önemlidir...Eski derken en eskilerden bahsediyorum...Bakalım antik dönemlerde bu tarih nasıl kutlanıyormuş...
Anadolu'nun en önemli tanrıçası olan Kybele'nin en önemli kenti Eskişehir yakınlarında ki bugün Ballıhisar adıyla anılan Pessinus'tur.


Mitolojiye göre bütün doğanın sahibi olan tanrıça Attis adında genç bir delikanlıya aşık olur, ama Attis tanrıçanın aşkına karşılık vermez bunun üzerine tanrıça Attis'i delirtir.Attis kendi kendini hadım eder.Ardından tanrıçanın hizmetine girer.


Tanrıça'nın Pessinus'da ki festivali 21-Mart-27 Mart tarihleri arasında kutlanmaktaydı.22 Mart tarihinde tanrıçanın tapınağına kutsal ağacı olan çam ağacı götürülür ve rahipler çam kozalaklarıyla vücutlarından kan çıkıncaya kadar kendilerini yaralıyorlardı.Çalgıcılar hareketli müzikler yapıyor, müziğinde etkisiyle rahipler ve rahip adayları coşarlar ve sıçrayarak dans ederler ve müziğin en coşkulu anında rahip adayları taş bir bıçakla tanrıçaya adanmış sunakta kendi erkeklik organlarını keserlerdi böylece "Gallos" olur ve  tanrıçayla birleşmiş sayılırlardı.

 
Ayrıca bugün "Dünya Down Sendromu Farkındalık Günü"dür.Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilmiştir.Down sendromu 21.kromozomların 2 tane yerine 3 tane olmasından kaynaklanır. Bu sebeple 21.03 günü bu özel insanlara ayrılmıştır. 
Mutlu baharlar...
Byeeee....

Bence...
Bu konudan esinlenerek uzun yıllar evvel yazmış olduğum fanfiction'u okumak için buyrun.


29 Aralık 2014 Pazartesi

Yeni Yaş,Yeni Yıl...

Her ne kadar 2014'e büyük umutlarla kucak açmış olsam da büyük bir hayal kırıklığı oldu...Ne iş ne aşk yolunda gitmedi, hepimizi ilgilendiren devlet,ekonomi gibi meselelere hiç girmiyorum zaten işin içinden çıkamam...
Öyle ki canım yeni yaşımı bile kutlamak istemiyordu.Ama canım alem ve arkadaşlarım unutmamışlar benim için küçük bir kutlama hazırlamışlar.Hal böyle olunca biraz neşelendim.


Üstelik yeni yıla da canım ailemle gireceğim bu bile mutlu olmak için yeter bence.
Kötü her şeyi bir kenara bırakıyorum ve sadece olumlu yönlere odaklanıyorum ve yeni yaşımla birlikte yeni yıl 2015 senden sağlık,huzur,sevdiklerim için mutluluk diliyorum...
herkesin yeni yılı kutlu olsun...


11 Mayıs 2014 Pazar

Çok Sevgili Annem...

Nasılsın? Beni soracak olursan idare ediyorum anne...Şu aralar biraz canım sıkkın; Neden dersen her şey üst üste geldi.
Ben hep doğruları yapmaya çalıştım anne, ama nasıl oldu bilmiyorum, güvendiğim ne varsa tepetaklak oldu.
Ben sadece ayakta kalmak istiyorum anneciğim, babam öldüğünde senin yaptığın gibi ayakta kalmak, hayattaki en değerli varlığıma sahip çıkabilmek istiyorum ama gücüm yok anneciğim...
Bunun yerine korktuğumda yaptığım gibi koltuğuna gelip yüzümü kucağına gömmek istiyorum. Elimi tutmanı, bana her şey yoluna girecek demeni...
Korkuyorum anneciğim hayattan, iyi kalamamaktan üzerimdeki en büyük sorumluluğu hakkıyla yerine getirememekten...
Her yıl zaten kötü geçiyor ama bu yıl sensizliği daha derin hissediyorum;anneciğim yanımda olmana o kadar ihtiyacım var ki...
Tam 16 yıl oldu sen gideli biliyorum ki bir 16 yıl geçse dahi sensizlik hiç alışılmayacak.
Anne, önümde çok güç bir sınav var. Bana yardım et; senin gibi olabileyim ayakta kalabileyim.
Seni çok özledim...

Kızın...

8 Mart 2014 Cumartesi

Hayatın İçinden Bazı kadınlar...



Bugün  8 Mart Dünya Kadınlar Günü...
157 yıl önce bugün çoğu kadın 129 kişi sadece biraz daha iyi koşullar istedikleri için can verdi.Bugün kadınların çoğu hala, biraz daha iyi hayatlar için uğraşıyor.Kız evlat,kardeş, anne olan bazen sadece hayata karşı yalnız bırakılan,daha korkuncu ise hakarete,dayağa ve  ölüme maruz kalan kadınlar;bazen sadece kendi fikirlerini söyledikleri için,bazen sadece sevdikleri için,bazen sadece bir erkeğin istediği her şeyi kabul etmedikleri için bazen sadece kadın oldukları için...
Gazetelerin üçüncü sayfası bu hikayelerle dolu hayatlarındaki erkeklerden işkence gören kadınlarla, birde gazetelere yansımayanlar var.Aşağıda bahsedeceğim kadınların bir çoğu tanıdığım insanlar ve biri de benim hikayem.Okumuşu,okumamışı,çalışanı,çalışmayanı var.Çok farklı oldukları noktalarda var ama bir çok ortak noktaları da var;hepsi mücadele ediyor,hepsi kadın...
E... Yaş 28:Çok sevdiği kocası tarafından ailesi istemiyor diye 8 aylık bebeğiyle yalnız bırakılan bir kadın bir hafta önce boşanma kararı kesinleşti.Ayrıldıkları gün eski kocası aslında bu şekilde yaşayabileceklerini öne sürdü.E... eş olmaya değil metres olmaya uygun görüldü kocası tarafından, hala şokta...
H... Yaş 58:İlk torununu kucaklamaya hazırlanan bu kadın,kocası tarafından çok daha genç bir kadın yüzünden beş parasız,eşyasız kızıyla sokağa atıldı.Evlere temizliğe gitti,çocuk baktı kızını yetiştirdi.Kocasından öldü olarak bahsediyor...
Y... Yaş 43:Kocası bütün geleceklerini yanlış yollarda harcadı. Nafakasız, yardımsız iki kızını kendi gibi güçlü bir kadın haline getirmeye çalışıyor.
N... Yaş 18:İki aydır hastanede doktorlar nesi olduğunu bir türlü bulamıyorlar.Hala gülümseyerek hayata karşı umut dolu.
Ö... Yaş 27:İlk eşinden ayrıldıktan sonra yeniden mutluluğa yelken açtı.Düğününe üç ay kala kanser yapıştı yakasına;mücadele ediyor.
H... Yaş 17:Genç kızlığın bütün heyecanlarını duyduğu bu dönemde hayatının sınavına hazırlanıyor.Okuyan, düşünen, konuşan bir kadının ahlaksız sayıldığı bir ülke olmaya hızla yol aldığımız günlerde geleceğini inşa etmeye çalışıyor.
N... Yaş 34:Kocası özgürlüğünü istediği için boşanıyorlar.Çözülemeyecek bir dertleri olmadığını düşünmesine rağmen karara saygı duydu.Hayatın ona ne getireceği belirsiz ama ayakta kalmaya azimli.
Z... Yaş 40:Üç aylık bebeğiyle bir başına kaldı, kocası onu dolandırıp gittiğinde;hem anne hem baba oldu, yıllar sonra yeniden güvenmeye karar verdi.Umutlu...
G... Yaş 7:Hayatı paramparça olmak üzere.Henüz bilmiyor.
F... Yaş 45:Maddi sorunlar hiç yakasını bırakmadı.Kocası kaçtı o hala çocuklarının başında.
T... Yaş 34:Yıllardır ayağını sağlam basıyor.Kocasının işi,hastalığı,depresyonu hiç bitmedi,hiç destek görmedi ama hala destek oluyor.
B... Yaş 32:Yıllardır devam eden ilişkisine isim koymak istediği için terk edildi.Çektiği acıyla mücadelesi sürüyor.

Bence...
Bütün kadınların ve kendini kadın hissedenlerin Dünya Kadınlar Günü Kutlu olsun.



24 Aralık 2013 Salı

Yeni Yılım Yine Kutlu Olsun...





 Pek Sevgili Ben;
Yine bir doğum günü-yılbaşı haftasına girmiş bulunmaktayız.2013'ten o kadar bıkmış durumdayım ki bu sene bitsin bir an önce diye dua etmekteyim...Nedeni ise hem iş, hem eş, hem sağlık, hem aile tam anlamıyla dibe vurdu benim hayatımda.Allah beterinden saklasın diye umuyor yeni yaşıma ve 2014'e kucak açıyorum.
Hayırlısıyla,neşeyle,huzurla,sağlıkla bir an önce kavuşmamızı diliyorum.




Gelelim doğum günüme geçen sene kendime yazdığım mektubumda değindiğim konulardan bir tek birikmiş ütüler konusunda başarılı olduğum için bu sene kendime şunu yap bunu yap demeyeceğim onun yerine çok sevdiğim burcumdan biraz bahsetmek istiyorum.(Tamamen kendi düşüncelerim ve huylarım olarak yoksa astrolojiden hiç çakmam)
İşte bütün haşmetiyle Oğlak burcu:




21 Aralık-21 Ocak tarihlerinde doğan şanslı kişilerdir.Kemiklerin burcu olarak sağlam kemiklere,düzgün yüz hatlarına,sağlam ve düzgün dişlere sahip olurlar.Satürn tarafından yönetilirler.Toprak grubunun bir üyesi olarak diğer toprak burçları olan boğa ve başaklarla iyi anlaşırlar,koçlarla geçinemez,aslanları gösterişçi,yengeç ve kovaları zayıf bulurlar.Uçarı ikizlerin coşkulu ve hesapsız kimi hareketlerine ise daha çok tahammül ederler. Terazilere kimi zaman çok kızsalarda yeteneklerini ve zekalarını takdir ederler,yay ve akrepler ise iyidir,iyi...(En yakınlarım)
Oğlak mantığın,plan programın burcudur, ani kararlar,düşünmeden atılan adımlar,hayalcilik onlara göre değildir.Kimseyle içli dışlı olmazlar mesafeyi severler hatta çoğunlukla yanlızdırlar ama bu onları rahatsız etmez.Organizasyon ve liderlik onlara göredir,mesleklerini ve kariyerlerini önemsemelerine rağmen asıl sevdikleri statüdür;eğer eşlerinin bunu onlara sağlayacağını düşünürlerse kendi kariyerlerini bırakıp onunkine yoğunlaşabilirler.Analiz yetenekleri gelişmiştir,zekidir,dürüsttür,zor dost olur ama güvenilir dost olur.
Yaşamayı-eğlenmeyi pek bilmez,inatçı ve dikkafalıdır,bazı konularda taktığı at gözlüklerini çıkarmamakta inat ederler,maddiyatçıdır ve cimrilik derecesinde tutumludur.Bir durumla karşılıştığında kendisine sağlayacağı faydaları araştırıp bulmakta ustadır.Amacına ulaşmak için hırsla çalışır.Karamsar ve kötümserdir.
Kimse hakkında kötü düşünmez, ama kendine kötülük yapılmasına izin vermez dedikodu yapmaz, yapılanlada ilgilenmez.Ailesine bağlıdır.
Bütün oğlakların ve oğlak olmayanların yeni yılı kutlu olsun.

Bence;
 Hoşgeldin 2014;2013 kahrol emi...













12 Ekim 2013 Cumartesi

Mutlu Bayramlar...

 

Bayram geldi...Bayramı tatil fırsatı olarak görüp kaçıyorum uzaklara...
Dönüşte Foça tanıtımı demek bu...
Herkese iyi bayramlar...

Bence
Pek bi havaya girdim galiba...Sanki herkes beni bekliyor okumak için...Neyse düşüncesi bile güzel

24 Aralık 2012 Pazartesi

Yeni Yılım Kutlu Olsun...


Pek değerli ve sevgili ben;
Hayır tarihleri karıştırmadım niyetim yılbaşına pek yakın olan doğumgünümüzü şimdiden kutlamak...
Her sene yakınırsın ya ikisini birleştirmeyin diye ben şimdididen  bir kutlama ve öğüt mektubu yazayım dedim...
Evetttt....Bir yaşı daha bitiriyoruz artık yolun yarısı deyimini daha yakından hissetmeye de başladık,nerede o sevimli onsekizler,güzel yirmidörtler, yok ama üzülmekte yok, nede olsa yaşadığın hergün bize bir hediye bunu unutma.Ne olmuş işte yorucu bir gün geçirmişsen,ne olmuş çamaşır makinesi bozulup bütün sularını akıtmışsa geçer gider yeter ki sağlığına bir şey olmasın değil mi ama; o yüzden şu bir kaç haftadır bulunduğumuz depresyondan çıkıp önümüzdeki maçlara bakacağız değil mi kuzu?
Depresyon demişken nedir bu sinir hali kızım, önüne gelene çatıyorsun olmuyor ama, artık kahveyi mi azaltırsın,uykunamı dikkat edersin, çikolatamı yersin bilmem ama bir an evvel pozitif günlerine dön,bu arada çikolata konusunuda abartma istersen bir ben var benden içerü durumundasın zaten, azıcık sağlığın için endişelen ve dikkatli ol...
Gelelim bu sene ki yılbaşı listene;bu yıl yok Maldiv'lere gidicem,yok dil öğreneceğim,yok şunu yapacağım bunu yapacağım gibi dergi listesi hazırlama lütfen makul ol;bugünlerde yataktan çıkmayı başarınca zaten meydan savaşı kazanmış gibi oluyorsun bunu dikkate al.
Neşeli uyanmaya çalış,işine dört elle sarıl,ailene iyi davran ve lüften birikmiş ütüleri yap eminim senin için hayat keyifli omaya devam edecek..
Yeni yaşım ve yeni yılım şimdiden kutlu olsun.Yaşasın ben...

Bence:
İyi ki doğmuşum...

24 Kasım 2012 Cumartesi

Sizi Seviyorum Örtmenim...

Ben okulu hiç bir zaman sevmedim,sabah erken kalkmak,okula gitmek,ödev yapmak,sınavlara çalışıp ya da çalışır numarası yapıp zayıf almak...
Yok ben okulu hiç sevmedim ama serseri bir öğrencide olmadım,üstüm başım hep düzgün oldu , kaldı ki o zamanlar şimdiki öğrencilerin giyindiği gibi de değildi bizim kıyafetlerimiz, sıkıysa etek boyumuz dizin üstünde olsun ya da saçlar açık filan gidelim okula mümkün mü?
Şimdiki liselilere hayret ediyorum valla neyse konuya dönelim,devamsızlık yapmadım,dersi dinledim ama çalışmadım,hep ortalama notlara sahip oldum...
Bütün lise hayatım boyunca bir tek ikinci sınıfta takdir aldım o da sadece bir dönem içindi.Üniversiteyi kazanmak beni ve ailemi özellikle annemi şoka sokmuştu...Garibim baktı ki bende hayır yok "Allahtan kız evlendiririz olur biter" diye kendini avuturdu...
Bütün zorunlu eğitim hayatımı yalancı çıkarmak istercesine üniversite yıllarım daha başarılıydı sonuçta teklemeden bitirdik...
Her şey bir yana öğrencilik hayatımın en güzel anılarına sahip oldum üniversitede,aslında her okul dönemine damgasına vuran şeyler var benim için...
İlkokulda değiştirdiğim üç farklı öğretmen,orta ikide coğrafya yazılısında kopya ile yakalanmam,lisede yaşadığım her tatlı an,hayatımın neredeyse üçte birini eğitilerek geçirdim,her okulda her sınıfta iyi,kötü birşeyler öğrendim,bugün bile devam eden arkadaşlıklar kurdum...
Gittiğim okullar ve okulların olmazsa olmazı öğretmenler sayesinde...İlkokuldan,üniversiteye benimle ilgilenen her öğretmene bildiğim öğrendiğim dersler kadar, karakterimi oluşturan noktalardan birini de borçluyum hepsine teşekkür ederim;
Öğretmenler gününüz kutlu olsun...

Bence;
Öğretmeninizi arayın...Ben öyle yapacağım, bütün öğretmenlerim arasında hayat görüşü,eğitim ve öğretim sistemi çok farklı, çok özel ve bildiğim en iyi öğretmen, beni ilkokul üçüncü sınıftan beşinci sınıfın sonuna kadar okutan sevgili öğretmenimi...

12 Kasım 2012 Pazartesi

Babamı Hatırlamak...

Babamı hatırlıyorum duyduğum limon kolonyasında,ceketin içindeki gri balıkçı yaka kazakta,pırıl pırıl parlayan siyah ayakkabılarda...
Babamı hatırlıyorum şakakları kırlaşmış siyah saçlarda,her akşam yemekte olması gereken çorbada...
Babamı hatırlıyorum kapının dibinde duran kahverengi terliklerde,balkonda çekilmiş son resminde,hatıra defterime yazılmış birkaç cümleyle...
Babamı hatırlıyorum cüzdanımda uğur parası olarak taşıdığım 100 lirayı her görüşte,ağladığımı hatırlıyorum bizi bırakıp gittiğin Kasımın 12'sinde;
Bir tek sesini hatırlayamıyorum babacığım, çünkü 24 yıl oldu bu gece...

Bence;
İnanıyorum ki annemle babam beraber ve izliyorlar,umarım onların gurur duyduğu bir evlat olabilmişimdir...

29 Ağustos 2012 Çarşamba

Bir Bayram,Bir Nişan,Bir Düğün...

Bayramın arkasına bir kaç gün eklediğiniz tatiliniz bitti mi?Benim bitmedi...

Yani hala tatildeyim...

Araplı sırtlarından Şarköy...
Bu gereksiz bilgilendirmenin ardından gelelim geçen haftanın temposuna yoğun bir bayram haftası yaşarken birde işin içine bir nişanla bir düğün girince çıktı yoğunluk iki katına...
Bayram tam bir aile ziyafetiydi.Bize gelenler ardından bizim ziyeret ettiklerimiz derken birkaç çeşit baklava,bir büzme tatlısı,kadayıf,şekerpare,şöbiyet ve adını bilmediğim bir tatlının tadına bakmış oldum bu konuyu fazla uzatmak istemesem de şahsi favorim olan şekerpare listenin bir numarasıydı...
 
 
Şarköy Limanı
Aile ziyareti için bulunduğumuz Marmara'nın incisi Şarköy'de  bayramın ikinci günü bir nişana katıldık, bazı şartlardan dolayı fazla uzun kalamasam da gencecik iki insanın mutluluğuna tanıklık ettim (gerçekten gençler gelin 18, damat ise ondan bir kaç yaş büyük) sanırım düğün seneye, yani hala vazgeçmek için zamanları var;İşin şakası bir yana birbirlerine çok uymuş ve sevimli bir çift olmuşlar umalım mutlu olsunlar.Damat tarafı olarak pek bir ağır takıldık öyle çok ortalığa akmadık ama bunun düğünü de var...
Gelelim gittiğimiz diğer törene;Efenim düğün İstanbul'daydı...

Düğün Mekanı...

Tabii toplaştık,çocuk çombalak düştük yollara;Çok kaliteli ve hoş bir akşam oldu.Bu sefer kız tarafı olarak gelinin güzelliğiyle gururlandık,bol bol oynadık,eğlendik,verdik kızımızı geldik...

Nikah şekerleri törenin kendisi gibi çok zarifti...

Geldik ama nasıl bir sorun?
Ertesi gün, İstanbul'dan kaybola kaybola Şarköy'e doğru yola çıktık,yeri gelmişken karayollarına buradan sesleniyorum lütfen Edirne tabelalarını biraz daha büyük yapın aynı yolu iki kere geçtik olmadı yani...
Neyse sonunda doğru yolu bulunca birkaç saat sonra Tekirdağ'a ulaştık.

Resim çekmek aklıma gelene kadar yarısını yedim tabağın o kadar lezzetli yani...
Amanın birde baktık  acıkmışız sonrası bir ziyafet, gelsin Tekirdağ köfteleri gitsin Tahinli Hayrabolu tatlıları...

Bu sefer hazırdım önce resim...


Karnımızda doyunca bindik arabamıza doğru eve...
Yaşasın bayram...

Bence,
Tatile devam ama bana yine yollar gözüktü yarın istikamet ev...Bir daha ki yazıda evdeyiz;bekleriz...

17 Ağustos 2012 Cuma

Buruk Bir Bayram Yazısı...

Bayramları sever misiniz?Ben severim...


Bayramlar bana hep mutluluğu,beraberliği çağrıştırır.Belki gelenekçi bir yapıya sahip olduğum için,bayramlarda sabah erken kalkmak,yeni kıyafetler giymek,kapının çalınmasını beklemek ardından büyüklere ziyerete gitmek anlamlı bulduğum kadar zevk aldığım alışkanlıklardandır.
Yarından itibaren yoğun olacağım için şöyle neşeli bir bayram hikayesi paylaşmak istedim ama birden gözüm tarihe ilişti;bugün 17 Ağustos,on üç yıl önce 45 saniyeyle kafamıza kazınan gün...
Depremi birebir yaşamasam da (tatildeydim çünkü) etkilerini birebir yaşadım...
Çocukluğumdan beri yaşadığım bölge yerle bir oldu,evimi kaybettim daha önemlisi ve daha korkuncu tanıdıklarımı,arkadaşlarımı,öğretmenlerimi kaybettim...
13 yıl önce bugün Ege'de bir otelde, televizyon karşısında, elimde telefon sevdiklerime ulaşmaya çalışıyordum, kimini buldum kimini bulamadım...
Filiz'de onlardan biri...
Neden bugün özellikle onu hatırladım bilmiyorum ama sabahtan beri yüzü gözümün önünde;benim ilkokul arkadaşımdı o.Laf aramızda birazda kıskanırdım,sınıfın en çalışkan kızıydı çünkü,yazısı en güzel olandı.Yakası en kolalı onun durur,saç kurdelesi hep en düzgün bağlanmış olurdu.
Tertip düzen denince hep o örnek gösterilirdi...
Öğretmen olmak isterdi diye hatırlıyorum.İlkokul bittikten sonra farklı yönlere gittik.Ondan senelerce hiç haber almadım ta ki depremde bulunduğu binanın çöktüğünü öğreninceye kadar.Sabaha karşı 45 saniye ve Filiz,annesi ve kızkardeşi yoktu artık...
Onların ki o dönemde yaşanmış binlerce dramdan sadece biri, onlar ve nicesi için en güzel bayramı en sevdiklerimizle beraber,mutlulukla,sevgiyle kutlayalım...
Şekerle kalın...

Bence;
Bayramı tatil fırsatı olarak görmeyin,bir kase şekerde,kapıyı çalan çocukta,aldığınız yeni kıyafette,yediğiniz tatlıda,öptüğünüz her elde yaşayın...
İyi Bayramlar...

10 Mayıs 2012 Perşembe

Melek Annem....

Annesizliği bilirmisiniz?Ben bilirim...

Benim annem çok erken yaşta bu dünyadan göçtü gitti...Elim bir kaza onu aldı.
Üniversitedeydim o zamanlar,özgür kızdım ya sözüm ona bencil ve şımarık bir şekilde beni sürekli eve çağıran anneme şenlikler bitsin,finaller bitsin öyle gelirim diye bahaneler uydurdum durdum bir sabah haberi geldi;tam iki aydır görmemiştim onu.
Annem çok neşeli,kültürlü,modern bir kadındı,gençliğini gelişen Türkiye'de yaşamış bir çok dönem kızının aksine meslek sahibi olmuş, her zaman çok güzel olarak tanınmıştı öyleki onun gençliğini bilenler bizlere şöyle bir bakıp sizi toplasalar bir anneniz etmezsiniz derlerdi.
Bunun yanında sinirli bir yanıda vardı annemin bize kızdığı zaman söylenirdi ama ne söylenmek, hatta bazen öyle hale gelirdik ki "Anne vur,döv,öldür ama ne olur konuşma artık..."diye içimizden yalvarırdık.Bu özelliğini bana miras bırakmış bu arada onuda belirteyim.
Atatürk'ü severdi annem;Atatürk'ün hizmetinde bizzat çalışmış bir babanın kızıydı bana ve kardeşlerimede aşıladı bu sevgiyi,kitap okumanın ne güzel bir şey olduğunu annemden öğrendim ben,bir sinema filminin keyfini çıkarmayıda, dedim ya farklıydı dönem kızlarından, dikiş nakış öğretmedi bize kendi bilmezdi ki zaten;geleneklerine de bağlıydı annem aynı zamanda;kurulmuş sofranın ortada bırakılmaması gerektiğini,büyüklerin yanında nasıl davranılacağını,eşlerimize ve onların ailelerine nasıl saygı göstermemiz gerektiğini,reçel yapmayı,yoğurt mayalamayı,ramazanda güllaç,aşure ayında aşure yapmayı da annem öğretti bize...(Ben beceremiyorum o ayrı...)
Benim annem farklıydı benim için,beni bu dünyada koşulsuz seven her üzüldüğümde başımı kucağına yasladığım,her hasta olduğumda başımda bekleyen onun gözünde bir damla yaş gördüğümde benimde ağlamaya başladığım tek kişiydi annem.Benim annemdi o...
Bu pazar 14.pazar annem;bir anneler gününü daha sensiz geçireceğim ama seni hatırlamaktan ve özlemekten asla vazgeçmeyeceğim.
Anneler Günün kutlu olsun meleğim...


Bence...
Annenize sarılmak ve onunla vakit geçirmek için pazarı beklemeyin hemen yapın...







1 Ocak 2012 Pazar

Merhaba 2012...

Yeni yıla girerken nerdeydiniz?Ben evdeydim...

Vay be...Bloga uğramayalı bir yıl olmuş...(Evet bence de iğrenç bir espri...).Gelelim hayatın gerçeklerine bir yıl daha geçti,12 ay,52 hafta,365 gün vs.vs. ömrümüzden bir yıl daha eksildi kendi adıma söyleyebilirim ki güzel bir yıldı;çok güzel gezdiğim,iyi ve uzun tailler yaptığım bana  iş hayatında yenilikler getiren sevimli bir yıldı teşekkürler 2011.
Eski yıl ile vedalaştıktan sonra gelelim yeni yıla evet seninle yeni tanıştık, umarım 2011 kadar iyi bir yıl olursun (özellikle milli piyango sonuçlarına bakmadım henüz, ama bide vurursa büyük ikramiye favori yılım olursun ona göre.) Gelelim dileklere:
Sevgili 2012,
Bana,aileme,sevdiklerime,saydıklarıma,küçüklerime,büyüklerime,gözlediklerinden öptüklerime,sevgili halkıma huzurlu,sağlıklı bereketli bir yıl olursun umarım.Daha 364 gün beraberiz nasıl olsa bakalım neler olacak...


Bence:
Geçirdiğiniz her anın tadına varın tekrarı yok...

18 Ağustos 2011 Perşembe

Tarihlerden 17 Ağustos'u Silelim Mi?


Ağladınız mı?Ben ağladım...
Deprem için yas tuttuğumuz bir günde bambaşka bir coğrafyadan gelen bir haber yaktı içimizi...
Pırıl pırıl gencecik,şerefli gençlerimiz kimi yeni evli,kimi çoluk çocuk sahibi kimi bekar yoklar artık öldüler...
Küçücük bir çocuktum mahallemizin yakışıklı ağabeylerinden biri şehit düştüğünde herkes ağlarken anlamamıştım bile şehit düşmenin ne demek olduğu.Yıllar boyunca öğrendim  haberlerde gençlerimizin öldüğünü her duyduğumda keşke bu konuda hep cahil kalsaydım diyerek...
Gözlerim doldu içim acıdı...Şehitlerin ailelerini düşünemiyorum bile Allah hepsine sabır versin...

Bence;
Bence yok bütün ülke olarak istemeliyiz ki bu dursun artık.Anneler,eşler,babasız çocuklar ağlamasın...

Ey Aşk...İlk Aşk...En Aşk...

Hayatın on altısında, kalbin baharında, Ege'nin serin sularında; Yeşil gözlerle baktı bana aşk. Ey aşk,ilk aşk,en aşk... Yıllar geç...