24 Aralık 2012 Pazartesi
Yeni Yılım Kutlu Olsun...
Pek değerli ve sevgili ben;
Hayır tarihleri karıştırmadım niyetim yılbaşına pek yakın olan doğumgünümüzü şimdiden kutlamak...
Her sene yakınırsın ya ikisini birleştirmeyin diye ben şimdididen bir kutlama ve öğüt mektubu yazayım dedim...
Evetttt....Bir yaşı daha bitiriyoruz artık yolun yarısı deyimini daha yakından hissetmeye de başladık,nerede o sevimli onsekizler,güzel yirmidörtler, yok ama üzülmekte yok, nede olsa yaşadığın hergün bize bir hediye bunu unutma.Ne olmuş işte yorucu bir gün geçirmişsen,ne olmuş çamaşır makinesi bozulup bütün sularını akıtmışsa geçer gider yeter ki sağlığına bir şey olmasın değil mi ama; o yüzden şu bir kaç haftadır bulunduğumuz depresyondan çıkıp önümüzdeki maçlara bakacağız değil mi kuzu?
Depresyon demişken nedir bu sinir hali kızım, önüne gelene çatıyorsun olmuyor ama, artık kahveyi mi azaltırsın,uykunamı dikkat edersin, çikolatamı yersin bilmem ama bir an evvel pozitif günlerine dön,bu arada çikolata konusunuda abartma istersen bir ben var benden içerü durumundasın zaten, azıcık sağlığın için endişelen ve dikkatli ol...
Gelelim bu sene ki yılbaşı listene;bu yıl yok Maldiv'lere gidicem,yok dil öğreneceğim,yok şunu yapacağım bunu yapacağım gibi dergi listesi hazırlama lütfen makul ol;bugünlerde yataktan çıkmayı başarınca zaten meydan savaşı kazanmış gibi oluyorsun bunu dikkate al.
Neşeli uyanmaya çalış,işine dört elle sarıl,ailene iyi davran ve lüften birikmiş ütüleri yap eminim senin için hayat keyifli omaya devam edecek..
Yeni yaşım ve yeni yılım şimdiden kutlu olsun.Yaşasın ben...
Bence:
İyi ki doğmuşum...
30 Kasım 2012 Cuma
Fırınlanmış Ayva Tatlısı...
Bugün içimdeki aşçı harekete geçti ve kendimi mutfakta buldum,epey uğraştım ama güzel bir menü oldu...
Günün sürprizi ise fırınlanmış ayva tatlısıydı.Genelde belli bir tarifim olmadan kafama göre yaptığım bu tatlının yapılışına gelirsek...
*İstediğiniz kadar ayva,
*Toz şeker,karanfil...
Ayvaları yıkayıp soyduktan sonra çekirdeklerini çıkartıp bir köşeye ayırın,teflon bir tencereye iç kısımları yukarı bakacak şekilde ayvaları yerleştirin,her ayvanın göbeğine bir kaç karanfil ve ayva çekirdeği koyup,bir-birbuçuk çorba kaşığı hatta daha tatlı seviyorsanız iki-ikibuçuk çorba kaşığı toz şeker koyup,ayvaların boyu kadar su ekleyin,kısık ateşte ağzı kapalı olarak, ayvalar yumuşayıncaya kadar pişirin...
Normalde bu tatlıyla olan maceram bu noktada son bulurdu,ama bugün dış güçlerin kışkırtmasıyla bir fırın kabına koyup 15-20 dakika kadar fırınladım, sonuç nasıl olacak birazdan göreceğiz.
Merak edenlere günün menüsü:
Mantarlı et sote,pilav,zeytinyağlı yer elması...
Bence;
En kısa zamanda yer elması tarifimle geri döneceğim...
24 Kasım 2012 Cumartesi
Sizi Seviyorum Örtmenim...
Ben okulu hiç bir zaman sevmedim,sabah erken kalkmak,okula gitmek,ödev yapmak,sınavlara çalışıp ya da çalışır numarası yapıp zayıf almak...
Yok ben okulu hiç sevmedim ama serseri bir öğrencide olmadım,üstüm başım hep düzgün oldu , kaldı ki o zamanlar şimdiki öğrencilerin giyindiği gibi de değildi bizim kıyafetlerimiz, sıkıysa etek boyumuz dizin üstünde olsun ya da saçlar açık filan gidelim okula mümkün mü?
Şimdiki liselilere hayret ediyorum valla neyse konuya dönelim,devamsızlık yapmadım,dersi dinledim ama çalışmadım,hep ortalama notlara sahip oldum...
Bütün lise hayatım boyunca bir tek ikinci sınıfta takdir aldım o da sadece bir dönem içindi.Üniversiteyi kazanmak beni ve ailemi özellikle annemi şoka sokmuştu...Garibim baktı ki bende hayır yok "Allahtan kız evlendiririz olur biter" diye kendini avuturdu...
Bütün zorunlu eğitim hayatımı yalancı çıkarmak istercesine üniversite yıllarım daha başarılıydı sonuçta teklemeden bitirdik...
Her şey bir yana öğrencilik hayatımın en güzel anılarına sahip oldum üniversitede,aslında her okul dönemine damgasına vuran şeyler var benim için...
İlkokulda değiştirdiğim üç farklı öğretmen,orta ikide coğrafya yazılısında kopya ile yakalanmam,lisede yaşadığım her tatlı an,hayatımın neredeyse üçte birini eğitilerek geçirdim,her okulda her sınıfta iyi,kötü birşeyler öğrendim,bugün bile devam eden arkadaşlıklar kurdum...
Gittiğim okullar ve okulların olmazsa olmazı öğretmenler sayesinde...İlkokuldan,üniversiteye benimle ilgilenen her öğretmene bildiğim öğrendiğim dersler kadar, karakterimi oluşturan noktalardan birini de borçluyum hepsine teşekkür ederim;
Öğretmenler gününüz kutlu olsun...
Bence;
Öğretmeninizi arayın...Ben öyle yapacağım, bütün öğretmenlerim arasında hayat görüşü,eğitim ve öğretim sistemi çok farklı, çok özel ve bildiğim en iyi öğretmen, beni ilkokul üçüncü sınıftan beşinci sınıfın sonuna kadar okutan sevgili öğretmenimi...
Yok ben okulu hiç sevmedim ama serseri bir öğrencide olmadım,üstüm başım hep düzgün oldu , kaldı ki o zamanlar şimdiki öğrencilerin giyindiği gibi de değildi bizim kıyafetlerimiz, sıkıysa etek boyumuz dizin üstünde olsun ya da saçlar açık filan gidelim okula mümkün mü?
Şimdiki liselilere hayret ediyorum valla neyse konuya dönelim,devamsızlık yapmadım,dersi dinledim ama çalışmadım,hep ortalama notlara sahip oldum...
Bütün lise hayatım boyunca bir tek ikinci sınıfta takdir aldım o da sadece bir dönem içindi.Üniversiteyi kazanmak beni ve ailemi özellikle annemi şoka sokmuştu...Garibim baktı ki bende hayır yok "Allahtan kız evlendiririz olur biter" diye kendini avuturdu...
Bütün zorunlu eğitim hayatımı yalancı çıkarmak istercesine üniversite yıllarım daha başarılıydı sonuçta teklemeden bitirdik...
Her şey bir yana öğrencilik hayatımın en güzel anılarına sahip oldum üniversitede,aslında her okul dönemine damgasına vuran şeyler var benim için...
İlkokulda değiştirdiğim üç farklı öğretmen,orta ikide coğrafya yazılısında kopya ile yakalanmam,lisede yaşadığım her tatlı an,hayatımın neredeyse üçte birini eğitilerek geçirdim,her okulda her sınıfta iyi,kötü birşeyler öğrendim,bugün bile devam eden arkadaşlıklar kurdum...
Gittiğim okullar ve okulların olmazsa olmazı öğretmenler sayesinde...İlkokuldan,üniversiteye benimle ilgilenen her öğretmene bildiğim öğrendiğim dersler kadar, karakterimi oluşturan noktalardan birini de borçluyum hepsine teşekkür ederim;
Öğretmenler gününüz kutlu olsun...
Bence;
Öğretmeninizi arayın...Ben öyle yapacağım, bütün öğretmenlerim arasında hayat görüşü,eğitim ve öğretim sistemi çok farklı, çok özel ve bildiğim en iyi öğretmen, beni ilkokul üçüncü sınıftan beşinci sınıfın sonuna kadar okutan sevgili öğretmenimi...
12 Kasım 2012 Pazartesi
Babamı Hatırlamak...
Babamı hatırlıyorum duyduğum limon kolonyasında,ceketin içindeki gri balıkçı yaka kazakta,pırıl pırıl parlayan siyah ayakkabılarda...
Babamı hatırlıyorum şakakları kırlaşmış siyah saçlarda,her akşam yemekte olması gereken çorbada...
Babamı hatırlıyorum kapının dibinde duran kahverengi terliklerde,balkonda çekilmiş son resminde,hatıra defterime yazılmış birkaç cümleyle...
Babamı hatırlıyorum cüzdanımda uğur parası olarak taşıdığım 100 lirayı her görüşte,ağladığımı hatırlıyorum bizi bırakıp gittiğin Kasımın 12'sinde;
Bir tek sesini hatırlayamıyorum babacığım, çünkü 24 yıl oldu bu gece...
Bence;
İnanıyorum ki annemle babam beraber ve izliyorlar,umarım onların gurur duyduğu bir evlat olabilmişimdir...
Babamı hatırlıyorum şakakları kırlaşmış siyah saçlarda,her akşam yemekte olması gereken çorbada...
Babamı hatırlıyorum kapının dibinde duran kahverengi terliklerde,balkonda çekilmiş son resminde,hatıra defterime yazılmış birkaç cümleyle...
Babamı hatırlıyorum cüzdanımda uğur parası olarak taşıdığım 100 lirayı her görüşte,ağladığımı hatırlıyorum bizi bırakıp gittiğin Kasımın 12'sinde;
Bir tek sesini hatırlayamıyorum babacığım, çünkü 24 yıl oldu bu gece...
Bence;
İnanıyorum ki annemle babam beraber ve izliyorlar,umarım onların gurur duyduğu bir evlat olabilmişimdir...
29 Ağustos 2012 Çarşamba
Bir Bayram,Bir Nişan,Bir Düğün...
Bayramın arkasına bir kaç gün eklediğiniz tatiliniz bitti mi?Benim bitmedi...
Yani hala tatildeyim...
Bu gereksiz bilgilendirmenin ardından gelelim geçen haftanın temposuna yoğun bir bayram haftası yaşarken birde işin içine bir nişanla bir düğün girince çıktı yoğunluk iki katına...
Bayram tam bir aile ziyafetiydi.Bize gelenler ardından bizim ziyeret ettiklerimiz derken birkaç çeşit baklava,bir büzme tatlısı,kadayıf,şekerpare,şöbiyet ve adını bilmediğim bir tatlının tadına bakmış oldum bu konuyu fazla uzatmak istemesem de şahsi favorim olan şekerpare listenin bir numarasıydı...
Aile ziyareti için bulunduğumuz Marmara'nın incisi Şarköy'de bayramın ikinci günü bir nişana katıldık, bazı şartlardan dolayı fazla uzun kalamasam da gencecik iki insanın mutluluğuna tanıklık ettim (gerçekten gençler gelin 18, damat ise ondan bir kaç yaş büyük) sanırım düğün seneye, yani hala vazgeçmek için zamanları var;İşin şakası bir yana birbirlerine çok uymuş ve sevimli bir çift olmuşlar umalım mutlu olsunlar.Damat tarafı olarak pek bir ağır takıldık öyle çok ortalığa akmadık ama bunun düğünü de var...
Gelelim gittiğimiz diğer törene;Efenim düğün İstanbul'daydı...
Tabii toplaştık,çocuk çombalak düştük yollara;Çok kaliteli ve hoş bir akşam oldu.Bu sefer kız tarafı olarak gelinin güzelliğiyle gururlandık,bol bol oynadık,eğlendik,verdik kızımızı geldik...
Geldik ama nasıl bir sorun?
Ertesi gün, İstanbul'dan kaybola kaybola Şarköy'e doğru yola çıktık,yeri gelmişken karayollarına buradan sesleniyorum lütfen Edirne tabelalarını biraz daha büyük yapın aynı yolu iki kere geçtik olmadı yani...
Neyse sonunda doğru yolu bulunca birkaç saat sonra Tekirdağ'a ulaştık.
Amanın birde baktık acıkmışız sonrası bir ziyafet, gelsin Tekirdağ köfteleri gitsin Tahinli Hayrabolu tatlıları...
Karnımızda doyunca bindik arabamıza doğru eve...
Yaşasın bayram...
Bence,
Tatile devam ama bana yine yollar gözüktü yarın istikamet ev...Bir daha ki yazıda evdeyiz;bekleriz...
Yani hala tatildeyim...
| Araplı sırtlarından Şarköy... |
Bayram tam bir aile ziyafetiydi.Bize gelenler ardından bizim ziyeret ettiklerimiz derken birkaç çeşit baklava,bir büzme tatlısı,kadayıf,şekerpare,şöbiyet ve adını bilmediğim bir tatlının tadına bakmış oldum bu konuyu fazla uzatmak istemesem de şahsi favorim olan şekerpare listenin bir numarasıydı...
| Şarköy Limanı |
Gelelim gittiğimiz diğer törene;Efenim düğün İstanbul'daydı...
![]() |
| Düğün Mekanı... |
Tabii toplaştık,çocuk çombalak düştük yollara;Çok kaliteli ve hoş bir akşam oldu.Bu sefer kız tarafı olarak gelinin güzelliğiyle gururlandık,bol bol oynadık,eğlendik,verdik kızımızı geldik...
![]() |
| Nikah şekerleri törenin kendisi gibi çok zarifti... |
Geldik ama nasıl bir sorun?
Ertesi gün, İstanbul'dan kaybola kaybola Şarköy'e doğru yola çıktık,yeri gelmişken karayollarına buradan sesleniyorum lütfen Edirne tabelalarını biraz daha büyük yapın aynı yolu iki kere geçtik olmadı yani...
Neyse sonunda doğru yolu bulunca birkaç saat sonra Tekirdağ'a ulaştık.
![]() |
| Resim çekmek aklıma gelene kadar yarısını yedim tabağın o kadar lezzetli yani... |
![]() |
| Bu sefer hazırdım önce resim... |
Karnımızda doyunca bindik arabamıza doğru eve...
Yaşasın bayram...
Bence,
Tatile devam ama bana yine yollar gözüktü yarın istikamet ev...Bir daha ki yazıda evdeyiz;bekleriz...
17 Ağustos 2012 Cuma
Buruk Bir Bayram Yazısı...
Bayramları sever misiniz?Ben severim...
Bayramlar bana hep mutluluğu,beraberliği çağrıştırır.Belki gelenekçi bir yapıya sahip olduğum için,bayramlarda sabah erken kalkmak,yeni kıyafetler giymek,kapının çalınmasını beklemek ardından büyüklere ziyerete gitmek anlamlı bulduğum kadar zevk aldığım alışkanlıklardandır.
Yarından itibaren yoğun olacağım için şöyle neşeli bir bayram hikayesi paylaşmak istedim ama birden gözüm tarihe ilişti;bugün 17 Ağustos,on üç yıl önce 45 saniyeyle kafamıza kazınan gün...
Depremi birebir yaşamasam da (tatildeydim çünkü) etkilerini birebir yaşadım...
Çocukluğumdan beri yaşadığım bölge yerle bir oldu,evimi kaybettim daha önemlisi ve daha korkuncu tanıdıklarımı,arkadaşlarımı,öğretmenlerimi kaybettim...
13 yıl önce bugün Ege'de bir otelde, televizyon karşısında, elimde telefon sevdiklerime ulaşmaya çalışıyordum, kimini buldum kimini bulamadım...
Filiz'de onlardan biri...
Neden bugün özellikle onu hatırladım bilmiyorum ama sabahtan beri yüzü gözümün önünde;benim ilkokul arkadaşımdı o.Laf aramızda birazda kıskanırdım,sınıfın en çalışkan kızıydı çünkü,yazısı en güzel olandı.Yakası en kolalı onun durur,saç kurdelesi hep en düzgün bağlanmış olurdu.
Tertip düzen denince hep o örnek gösterilirdi...
Öğretmen olmak isterdi diye hatırlıyorum.İlkokul bittikten sonra farklı yönlere gittik.Ondan senelerce hiç haber almadım ta ki depremde bulunduğu binanın çöktüğünü öğreninceye kadar.Sabaha karşı 45 saniye ve Filiz,annesi ve kızkardeşi yoktu artık...
Onların ki o dönemde yaşanmış binlerce dramdan sadece biri, onlar ve nicesi için en güzel bayramı en sevdiklerimizle beraber,mutlulukla,sevgiyle kutlayalım...
Şekerle kalın...
Bence;
Bayramı tatil fırsatı olarak görmeyin,bir kase şekerde,kapıyı çalan çocukta,aldığınız yeni kıyafette,yediğiniz tatlıda,öptüğünüz her elde yaşayın...
İyi Bayramlar...
Bayramlar bana hep mutluluğu,beraberliği çağrıştırır.Belki gelenekçi bir yapıya sahip olduğum için,bayramlarda sabah erken kalkmak,yeni kıyafetler giymek,kapının çalınmasını beklemek ardından büyüklere ziyerete gitmek anlamlı bulduğum kadar zevk aldığım alışkanlıklardandır.
Yarından itibaren yoğun olacağım için şöyle neşeli bir bayram hikayesi paylaşmak istedim ama birden gözüm tarihe ilişti;bugün 17 Ağustos,on üç yıl önce 45 saniyeyle kafamıza kazınan gün...
Depremi birebir yaşamasam da (tatildeydim çünkü) etkilerini birebir yaşadım...
Çocukluğumdan beri yaşadığım bölge yerle bir oldu,evimi kaybettim daha önemlisi ve daha korkuncu tanıdıklarımı,arkadaşlarımı,öğretmenlerimi kaybettim...
13 yıl önce bugün Ege'de bir otelde, televizyon karşısında, elimde telefon sevdiklerime ulaşmaya çalışıyordum, kimini buldum kimini bulamadım...
Filiz'de onlardan biri...
Neden bugün özellikle onu hatırladım bilmiyorum ama sabahtan beri yüzü gözümün önünde;benim ilkokul arkadaşımdı o.Laf aramızda birazda kıskanırdım,sınıfın en çalışkan kızıydı çünkü,yazısı en güzel olandı.Yakası en kolalı onun durur,saç kurdelesi hep en düzgün bağlanmış olurdu.
Tertip düzen denince hep o örnek gösterilirdi...
Öğretmen olmak isterdi diye hatırlıyorum.İlkokul bittikten sonra farklı yönlere gittik.Ondan senelerce hiç haber almadım ta ki depremde bulunduğu binanın çöktüğünü öğreninceye kadar.Sabaha karşı 45 saniye ve Filiz,annesi ve kızkardeşi yoktu artık...
Onların ki o dönemde yaşanmış binlerce dramdan sadece biri, onlar ve nicesi için en güzel bayramı en sevdiklerimizle beraber,mutlulukla,sevgiyle kutlayalım...
Şekerle kalın...
Bence;
Bayramı tatil fırsatı olarak görmeyin,bir kase şekerde,kapıyı çalan çocukta,aldığınız yeni kıyafette,yediğiniz tatlıda,öptüğünüz her elde yaşayın...
İyi Bayramlar...
6 Ağustos 2012 Pazartesi
Yaşlılara İtinayla Yer Verilir!!!!
Sakar mısınız?Ben öyleyim...
Bol bol düşerim,ayakkabımı bağlamak için eğildiğimde kafamı duvar,ayna ne varsa yakında çarparım,elimi kolumu bir yerlere vururum vs. vs. artık öyle alıştım ki acımıyor bile, ama bir seferinde öyle bir şey yaptım ki;
Efenim tarih üniversite yılları, sabahın köründe otobüsteyim kucağımda kitaplarım uykuyla uyanıklık arasında gidip geliyorum tam o sırada duraktan yaşlı mı yaşlı ufak tefek bir amca bindi, ben tabi onu görür görmez ayağa kalkıp yer verdim, amca oturmak için hamle yaptı bende yolundan çekilmek için ve tam o sırada otobüs hareket etti.Benimde bir elimde kitaplar var diğer elimle bir yere tutunayım diye elimi bütün gücümle savurunca haşmetli bir osmanlı tokadı şeklinde amcanın yanağına yapıştırdım.Ama ne vurmak beş parmağımın izi çıktı yanağında, zavallım elini yanağına götürüp ahladı, ben utanç içinde özür dilemeye çalışırken amca duruma açıklık getirdi.
"Ben oturmasam da olur..."
Bence,
Ben hala üzülürüm amcanın haline, ama bütün otobüs iyi eğlenmişti...
Bol bol düşerim,ayakkabımı bağlamak için eğildiğimde kafamı duvar,ayna ne varsa yakında çarparım,elimi kolumu bir yerlere vururum vs. vs. artık öyle alıştım ki acımıyor bile, ama bir seferinde öyle bir şey yaptım ki;
Efenim tarih üniversite yılları, sabahın köründe otobüsteyim kucağımda kitaplarım uykuyla uyanıklık arasında gidip geliyorum tam o sırada duraktan yaşlı mı yaşlı ufak tefek bir amca bindi, ben tabi onu görür görmez ayağa kalkıp yer verdim, amca oturmak için hamle yaptı bende yolundan çekilmek için ve tam o sırada otobüs hareket etti.Benimde bir elimde kitaplar var diğer elimle bir yere tutunayım diye elimi bütün gücümle savurunca haşmetli bir osmanlı tokadı şeklinde amcanın yanağına yapıştırdım.Ama ne vurmak beş parmağımın izi çıktı yanağında, zavallım elini yanağına götürüp ahladı, ben utanç içinde özür dilemeye çalışırken amca duruma açıklık getirdi.
"Ben oturmasam da olur..."
Bence,
Ben hala üzülürüm amcanın haline, ama bütün otobüs iyi eğlenmişti...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Ey Aşk...İlk Aşk...En Aşk...
Hayatın on altısında, kalbin baharında, Ege'nin serin sularında; Yeşil gözlerle baktı bana aşk. Ey aşk,ilk aşk,en aşk... Yıllar geç...
-
Hayatın on altısında, kalbin baharında, Ege'nin serin sularında; Yeşil gözlerle baktı bana aşk. Ey aşk,ilk aşk,en aşk... Yıllar geç...
-
21 Mart:Kimisi Nevruz der kimisi baharın başlangıcı bu tarih eskiden beri toplumlar için öne...
-
Ben bugün siyah giydim... Benden kilometrelerce uzakta oturan bir aile için üzgünüm daha sadece bir kaç gün hunharca yok edilen genç ...






